Photobucket

• 6/2/2008 - saç kaybı özgüveni sarsıyor

Kategori: erkekce bakim

Saç kaybı özgüveni sarsıyor
Avrupa’da 5 ülkede yapılan bir anket çalışması, saç dökülmesi yaşayan erkeklerin, bedenlerine ilişkin özgüvenlerinde önemli sorunlar yaşadığını ortaya koydu.

Uluslararası ilaç firması Merck Sharp&Dohme’nin desteğiyle Gallup Spain adlı araştırma şirketi tarafından Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Birleşik Krallık’ta (Britanya) yaklaşık bin 500 erkeğin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, saç kaybının erkeklerdeki psiko-sosyal etkilerini gözler önüne seriyor.

Çalışmaya davet edilen bin 500 kişiden, saç kaybı sorunu yaşadığını bildiren 729 kişi üzerinde yoğunlaşan araştırmada, saç, kişinin kendisi için yaptığı imgesel değerlendirmede önemli bir faktörolarak ortaya çıktı.

Katılımcıların çoğunun, saç kaybıyla birlikte “kendi bedenlerine ilişkin beğenilerinin olumsuz etkilediği” yönünde görüş açıkladığı araştırmada, erkeklerin yüzde 43’ü kişisel çekiciliğe olan inançlarının azaldığını, yüzde 42’si kel olma korkusu yaşadıklarını, yüzde 37’si yaşlı görünme endişesi taşıdıklarını, yüzde 21’i de depresyon yaşadıklarını bildirdi.

ENDİŞELER YERSİZ DEĞİLMİŞ
Öte yandan, saç dökülmesi sorunu yaşayan erkekler hakkında kadınların bakış açısını belirlemek amacıyla yine Avrupa’da yapılan bir başka araştırmada, erkeklerin saç dökülmesi karşısında yaşadıkları endişelerin pek de yersiz olmadığını ortaya koyuyor.

ICM Direct Reserch firması tarafından Fransa, Almanya, İtalya, İspanya ve İsveç’te yaşayan, 20 ile 39 yaşları arasındaki bin bekar kadına yöneltilen sorular ışığında yapılan değerlendirmede, genç Avrupalı kadınların, kel ya da kelleşmekte olan erkeklerden çok, saçlıerkekleri çekici bulduğu tespit edildi.

Katılımcılardan yüzde 75’inin, gür saçların sıradan bir erkeği daha çekici kıldığı görüşünü dile getirdiği araştırmada, kadınlar saç dökülmesiyle mücadele konusundaysa erkeklere büyük çoğunlukla (yüzde 79) destek vereceklerini, yüzde 44’ü de erkeklerin saç dökülmesine teslim olmadan önce mutlaka tedaviyi denemeleri gerektiği görüşünü ifade etti.


 

kaynak: superonline sağlık

 

 

Saç dökülmesi ve tedavisinde yeni yöntemler
Kadinlarin yüzde 30’u saç dökülmesinden sikayetçidir. Hormanal dengesizlik ve stres, dogum, duygusal sok, hastalik, düzensiz adet görme, diyet ve menopoz ana sebeplerdir.

Erkekler yüzde 5’i 20’li yaslarda saçlarini kaybetmeye baslar, 30’lu yaslarda bu oran üçte bire çikar ve 40’li yaslarda yari yariya olur.

Sosyologlara göre, kellik is hayatinda olumlu bir imaj yaratirken, ask hayatinda kaybettirmektedir. Yapilan arastirmalar kellerin daha fazla ruhsal sorun yasadigini ve kelliklerini kusur olarak görüp karsi cinsle iliski kurmakta zorlandigini göstermektedir. O zaman ne yapacaksiniz, ya durumunuzu kabullenip, kalan saçlarinizi da toptan kestirip çekici dazlaklar modasina uyacaksiniz ya da saç çikaran tedavi yöntemlerinden birini uygulatacaksiniz.

Saç kaybinin fizyolojik sebepleri

Saç dökülmesinin temelde üç sebebi vardir.

70 yildan fazla süreli bir yasama yayilmis 25 döngülük ritim hizlanir, bu süre 25/ 30 yila bazen daha azina düser. Her bir saç teli için 25 siklus ( döngü) son limittir. Bir saç teli 25 siklusu tamamladiginda yasami durur, ömrü tamamlanir.

Medikal olarak saç telinin büyüme fazi “Anagen Faz” olarak tanimlanirken bunun aksi olarak saç telinin durgunluk ve gerileme dönemi ise “Telogen Faz” olarak isimlendirilir.

Psikolojik ve nutrisyonel sebepler

Stres, psikolojik sorunlar ve beslenme tarz - aliskanliklari saç dökülmesinde belirleyici etkenlerdir. Saçimiz vücudumuzun bir parçasi olduguna göre kuskusuz aldigimiz gidalardan, yasam biçimimizden ve ruhsal durumumuzdan etkilenmektedir. Kisa süreli yogun diyetlerde ya da uzun süreli bilimsel olmayan diyetlerde, açlikta, demir eksikligine bagli kansizliklarda, gidalarin vücudumuz tarafindan emilemedigi hastaliklardan saçin yapisinin bozulmasi beklenir.

Erkek hormonlarinin fazlaligi

Androjenik alopesi(erkek tipi saç dökülmesi)

Saçli derinin belirli bölümlerinde simetrik gelisen, erkeklerde sikça rastlanan bir saç kaybi seklidir. Saç dökülmesi sakaklardan baslayip , tepeye dogru ilerler. Saç sayisinda azalma, incelme, kisalma göze çarpar. Kadinlarda ise genelde saçlarin cilizlasmasi,seyrelmesi seklinde bulgu verir. Erkeklerin %70 inde rastladigimiz bu dökülme kadinlarin %10 unda karsimiza çikmaktadir. Genellikle 20’li yaslarin sonunda baslar, dökülmenin hizi bireysel olarak degisik hizlarda ilerler ve bazen çevre faktörlerinin de etkisiyle degisebilir. Bu tip dökülmeler siddetli vakalarda tüm tepenin açilmasina kadar ilerleyebilir ve kisinin psikolojik sorunlarinin da gelismesine neden olabilir

Etkilenen bölgelerde saçlar incelesir ve seyreklesir. Olusumunda erkeklik hormonu olan testosteronun cilde temasinda olusan dehidrotestosteronun kil köklerini inceltici etkisi vardir.

En sik rastlanan saç dökülme nedenidir.. Kadinin üretkenlik çaginda, kadinlik hormonu (östrojen) ile birlikte ayni zamanda erkeklik hormonu da vücutta salgilanir.

Menopozdan sonra, kadinlik hormonu üretimi ciddi sekilde düserken erkeklik hormonu seviyesi degismeden kalir. Bunun sonucunda ise hormonal dengesizlik, saç tellerinde de kendini gösterir.

Kadinlar için sikinti veren ve ayni zamanda ciddi bir güzellik problemi olan saç dökülmesinin sebebi, hastalik, stres, diyet, perma, çevresel ve genetik olabiliyor.

Yeni Tedavi Yöntemi

Genetik ve çevresel faktörlerden dolayi günümüzde oldukça yaygin görülen, kadin ve erkegin en önemli saglik ve kozmetik sikayetlerden biri olan saç dökülmesinde güncel tedavi metodlari, yeni umutlari da beraberinde getirmistir.

Silikonun seyreltilmis formlari, uzun zamandir saç dökülmesinin tedavisinde kullanilmasina ragmen, çok etkili yüksek konsantrasyonlarinin üretilmesi simdiye kadar saglanamamisti.

Fransa, Carilene Laboratuarlarinda yapilan arastirmalar sonucunda, Carilene Laboratuarlarinda çalisan Fransiz arastirmaci bilim adamlari, çok yüksek konsantrasyonda su bazli organik biyolojik silikonu elde etmenin bir yolunu kesfettiler. Bu yeni kesfi, klinik olarak saç dökülmesinde test ettiklerinde çok pozitif sonuçlar aldilar. Silicium 44, ölü ve ölmek üzere olan saç folliküllerinde kan akimini artirip ihtiyacini karsilayarak saç dökülmesini durdurmakta ve ayni zamanda dogal olmayan saç kaybini tetikleyen ve küçük atardamarlarin tikanmasina ve oksijensiz kalmasina sebep olan sebum diye bilinen, asiri yag bezi salgisini temizlemekte. Sebumun temizlenmesi saç kaybinin önlenmesine yardimci olur ve Silicium 44 ile birkaç ay süren uygulamadan sonra bazi vakalarda saç büyümesinin yeniden stimüle edildigi gösterilmistir.

Carilene Laboratuarlari Silicium 44 solüsyonuna tamamlayici ve destek tedavi olarak, konsantre organik silikon içeren sampuani kullanima sunmakta.

Ilaç ve saglik ürünleri üreticisi olarak Fransa’da saygin bir yeri olan Carilene Laboratuarlari yeni kesifleri olan Silicium 44 için çok iddiali olup, saç dökülmesinden sikayetçi olanlara yeni umutlar vaat etmektedir.

Türkiye’de yaklasik 2 aydan beri bulunan Silicium 44’ü günde bir defa yatmadan önce uygulamak yeterli oluyor. Günde tek defa uygulanmasi nedeniyle oldukça ekonomik olmasi ve kolay uygulanmasi ayrica uygulama sonrasi saçin yikanmasina gerek kalmamasi ise bu ürününe talebi artiriyor.

Silicium 44 ‘ün diger önemli avantaji ise hayat boyu kullanilmasinin gerekmemesi, saç dökülmesi durur durmaz uygulamayi kesebiliyoruz.

Saç dökülmesinin tedavisinde Silicium 44 ‘ün 3 aylik bir kullanimi sonunda;

Sonuçlar

Erkek ve kadin fizyolojisindeki farkliliga bagli olarak iki cinsteki saç kaybi tipi hafifçe farklilik gösterir. Bu da Silicium 44 kullaniminin sonuçlarina yansimakta.

Bilimsel gözlemlerde Silicium 44, kadinlarin yüzde 86’sinda 4-8 hafta içinde saç dökülmesini durdurmustur.

Ayrica Silicium 44, yeniden büyümeyi hizlandirmis ve saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

Benzer testler erkeklerde yapildiginda Silicium 44 kullanan çalisma grubunun yüzde 86’sinda 4-8 haftada saç dökülmesinin durdugu 3-4 aylik uygulamadan sonra, ince tüylerin yüzde 50’sinin yeniden gelistigi ve bir çok vakada bunlarin olgunlasma sürecinin devam ettigi gösterilmistir.

Yine erkeklerde de saç teli çapini artirarak daha iyi bir kapatici görünüm olusturmustur.

kaynak: habersaglik.com

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 11/10/2007 - ERKEKLERDE SAÇ BAKIMI VE KOZMETİK

Kategori: erkekce bakim

Saç ve kozmetik

Kişiliğimizin bir parçası olarak değerlendirilen saçlarımızın, bakımı ve şekillendirilmeleri kozmetiğin uğraş alanlarındandır.
Saç dağılım, kalınlık, renk ve yoğunluğu kişilerde genetik olarak belirlenir, yaş ve ırka göre farklılık gösterir.

Saçın büyük bir kısmını çözünmeyen bir protein olan keratin oluşturur. Keratinde bulunan hidrojen, iyonik ve disülfür bağlarında yapılan değişiklikler ile kozmetik reaksiyonlar gerçekleştirilir.

Keratin, diğer proteinlere göre inert bir yapı gösterse de bazı reaktiflerle reaksiyona girebilir. Kaynar su, asitler, alkaliler, oksidan ve redüktör maddeler, saça etki edebilir ve kontrolsüz koşullar altında kullanılırsa, saça zarar verebilir.

Saçlar ancak kan dolaşımı ile maddelerin, özellikle de kükürt içeren aminoasitlerin saç folikülüne ulaşması ile beslenebilirler. İlaçların, vitamin veya mineral eksikliğinin ve eksik beslemenin saç gelişimini olumsuz yönde etkilemesi de bu şekilde açıklanabilir.

Saç uzamasını ve keratinizasyonunu etkileyen faktörlerin başında besin maddeleri gelir. Protein yetersizliği saçların dökülmesine, incelmesine ve beyazlaşmasına yol açar.

Saçların beyazlanması melanositlerin fonksiyonlarını kaybetmeleri ve sayıca da azalmalarına bağlıdır. Saç kökünde tirozinaz aktivitesinin vavaş yavaş kaybolmasından dolayı da saç beyazlaşabilir. Ayrıca kullanılan saç suları ve ilaçlar da saçların renginin değişmesine neden olabilir.

Düzenli saç bakımında temizliğin yanı sıra bakım ile ilgili kozmetik ürünlerin bilinçli kullanılması, oluşabilecek hasarların azaltılmasına ve saçın iyi bir durumda muhafaza edilmesine yardımcı olacaktır. İlgili ürünler baş derisini, saçı veya saç şeklini korumaya yönelik olabilirler. Bu ürünlerden beklenilen etkiler; temizlik, bakım, şeklin değiştirilmesi veya korunması ve saç renginin güzelleştirilmesi şeklinde sıralanabilir.

a) Şampuanlar
Şampuanların kullanım amacı kirliliğin (sebum, ter, kepek, çevresel koşullardan ileri gelen kirlilik, saç kozmetiklerinden kalan artıklar) saça ve saçlı deriye zarar vermeden uzaklaştırılmasıdır. Şampuanların temel maddesini anyonik, katyonik, amfoterik veya noniyonik yüzey etken maddeler oluşturur. Yapılarında yüzey etken maddelerin yanında, kıvam verici maddeler, köpük stabilizatörleri, aktif maddeler, opaklaştırıcı maddeler, koruyucular, renk ve koku maddeleri yer alır.

2)Yıkama Sonrasında Kullanılan Saç Bakım Ürünleri
Yıkama sonrasında kullanılan saç bakım ürünleri saç ve saçlı deriyi etkileyerek, saçı besleyen, dökülmesini önleyen ve saçların sağlıklı büyümesini sağlayan ürünlerdir. Kozmetik açıdan en yaygın görülen yağlanma, kepek ve saç dökülmesi problemlerine karşı ve saçtaki tahribatların giderilmesine yönelik hazırlanmaktadırlar.

a) Saçta Kalan Saç Bakım Ürünleri
Yıkama sonrasında temiz saça uygulanan ve saçta bırakılan bu ürünler çoğunlukla sıvı emülsiyon şeklinde losyon ve kremlerdir. Jel şeklinde de üretilebilirler.

Kuaför işlemleri, UV ışınları gibi etkenlerle zarar görmüş saçların ve baş derisinin bakımında veya kepeğe karşı ya da yağlı saçların bakımında kullanılırlar. Saçı derinlemesine nemlendirebilmeleri, hücrelere oksijen taşınmasını artırmaları, saçlı deride mikro sirkülasyonu hızlandırmaları ve deri lipitlerini azaltmaları istenir.

Kullanım amaçları, yıkama sonrası saçların şekil almasını kolaylaştırmak ve verilen şeklin korunmasına yardımcı olmak, ıslak ve kuru haldeki saçın taranabilirliğinin artmasını sağlamak, saçtaki statik yükü azaltarak uçuşmasını en aza indirgemek, saça parlaklık vermek şeklinde sıralanabilir. Baş derisi ile ilgili problemlerde (kepeklenme, fazla yağlanma) bakım ürünü saçların yanı sıra baş derisine de sürülmelidir. Temizlik amacıyla kullanılan ürünlerden daha uzun süreli olarak baş derisi ve saç üzerinde bekletildiklerinden etkileri belirginleşmektedir.

b) Saç Kürleri
İleri derecede tahrip olmuş saç ve saç gövdesi için hazırlanan preparatlardır. Belli aralıklarla ve yıkama sonrasında uygulanır, uygulamanın ardından durulanmayarak, saçta bırakılırlar. Saç uzadıkça, saçlı deriden uzak kısımlarda kutikul pulları kalkmaya ve kırılmaya başladığından kutikulde bozulmalar meydana gelir. Bakım maddeleri saçın yıpranmış, kırılmış kısımlarına nüfuz ederek etkili olur, saçları dış etkilerden korur, dolgunluk ve hacim verir, elastisite, çekme kuvveti ve doğal ipeksi görünüm kazandırırlar.

Saç kürlerinin en önemli yapı taşları katyonaktif maddelerdir. Günümüzün polimerik katyonaktif bileşikleri saça sıkı olarak tutunur. Üç ya da dört yıkama boyunca saçta kalan bu maddeler keratin tarafından çekilir ve saça dolgunluk, parlaklık ve şekil alabilirlik gibi fiziksel özelliklerini yeniden kazandırırlar. Katyonaktif bileşiklerin yanı sıra son zamanlarda silikonlar da (örn. polidimetil siloksan) önem kazanmıştır. Sitrik, tartarik veya laktik asit gibi organik asitlerin ilavesi de etkiyi belirginleştirir. Protein hidrolizatları, bitki ekstreleri ve vitaminler de bu ürünlerde yer alan aktif maddelerdir. Bu maddelerin baş derisini besleyici, baş derisindeki kan dolaşımını artıcı etkileri vardır.

c) Saç Suları (Saç Tonikleri)
Saç tonikleri genellikle saç büyümesini hızlandırmak ya da en azından dökülmesini engellemek amacı ile kullanılmaktadır. Günümüzde ise özellikle kepeğe karşı veya genel bakım amacı ile kullanımları ön plandadır.

d) Saçtan Durulanan Saç Bakım Ürünleri
Çabuk Kürler (Durulama Kürleri) Günümüzde, çabuk kürler (durulama kürleri) çok kullanılan ürünlerdir. Her yıkama sonrası kullanılan bu ürünler, genellikle 5-30 dakika arası saçta bekletilirler. Saçı ince bir tabaka halinde kaplayarak bakım yapmanın yanında, saçın şekil almasını da kolaylaştırırlar. Formülleri saç kürlerinin formülleri gibidir daha az yağlı kısım içerirler.

3) Saç Şeklini Korumak Amacı ile Kullanılan Ürünler
Saç şeklini korumak amacıyla kullanılan ürünler; jel, sprey veya köpük şeklinde hazırlanabilir. Temel formüllerinde, distile su, alkol, polimerler, yumuşatıcı maddeler, etken maddeler, koruyucu, renk ve koku maddeleri yer alır.

a) Saç Boyaları
Saç boyaları; saçın rengini değiştirmek veya beyaz saça istenilen rengi vermek amacı ile kullanılır, geçici, yarı sabit ve sabit olabilirler. Geçici boyalar yıkama ile saçtan çıkabilen boyalardır. Yarı sabit boyalar zamanla, yıkama etkisiyle saçtan çıkar. Sabit boyalar ise yıkama ile çıkmaz, saçta kalırlar.

Saça uygulanan kozmetik preparatlar, günümüzde birden fazla amaca yönelik kullanım olanağı sunmaktadır. Örneğin, şampuanlar, formüllerinde yer alan renk koruyucu, nemlendirici, hacim verici maddeler ve vitaminler gibi çeşitli ilavelerle, temel etkileri olan temizliğin yanı sıra, bakım yapma özelliği de taşımaktadır. Ancak ürünün saçta bırakılma süresi ile orantılı olarak, etki süresinin de kısa olacağı unutulmamalıdır. Yıkama sonrasında kullanılan saç bakım ürünleri ise, geniş bir yelpazeye yayılmış olarak, her saç tipine yönelik hazırlanmaktadır.

Sağlıklı görünümünü ve doğal dengesini korumak için mutlaka düzenli bir bakıma ihtiyacı olan saçlarımız için yapacağımız en doğru şey, saçın yaşam kaynağı olan saç derisinin de sağlıklı olması gerektiğini unutmamak ve kullanımı kolay, bileşimlerinde nitelikli hammaddelerin yer aldığı kaliteli ve saç yapısına uygun ürünleri kullanmaktır.

 

kaynak: http://www.erkekmagazin.com/bakim04

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Menü

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Hayatın en güzel rengi sevgi değilmidir?sevgi ve saygı çerçevesinde güzel paylaşımlarla buradayım....

Kategoriler

Arkadaşlar

sahi
giz
benpacella
demint
mustafa1yesil
hazanmevsimleri
eftihis
siyahpatya
selcuk düzenli
diloylo
tozlanmisyapraklar
siirimsilerle
elifsule
nazaro
guzellikk
ruzgar567
elmasekerii
azmavi
buzmavilim
akgunkaya
runya
yuksektopuklar
busecegunler
handus
sakinsular
bisaniyebakarmisiniz
yitirilmissevdalar
guluslegulumse


Bağlantılar

Blog RSS
http://www.turkliva.com



BANNER VE LAYOUT TASARIM KİANA

SCRAPS KİT krissysscraps

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |